IREM | READS

Blogger tarafından desteklenmektedir.


Herkese merhabalaar! Ben geldim. Çok erken oldu dimi?
Uzuuuun zamandır blog yazmıyordum ve miiilyooonlarca (!) mesaj geldi blog yazmam için. Ben de eğer başarabilir de yine yarım bırakmazsam bugün sonunda blog yazmaya karar verdim.
Bu aralar sıcak Adana günlerinden kaçıp gündüzleri yurtta dizi izlediğim için de dizilerle ilgili bir yazı yazayım dedim. 
                          

Özellikle bu ay benim bol bol dizi izlediğim bir ay oldu. Öncelikle uzun zamandır izlediğim ama hala üçüncü sezonda olduğum Sex and The City dizisini sonunda bitirebildim. Keşke hiç bitmeseydi! Çünkü bitince Carrie, Miranda, Samantha ve Charlotte'ı ne kadar özleyeceğimi fark ettim. Sanki çok yakın arkadaşlarımdan ayrılıyormuşum gibiydi. Öyle güzel bir diziydi ki, altı sezon boyunca dostluklarına, hatalarına, aşklarına, mutluluklarına şahitlik ettim ve sanki bunları bir arkadaşım yaşıyormuş gibi ortak oldum diyebilirim diziye. Dizi ile ilgili yazacak çok şey var fakat bunları diziye özel bir yazıda yazmak istiyorum. Şimdilik tek söyleyebileceğim şey her kadının bu diziyi izlemesi gerektiği. 


İzlediğim bir diğer dizi de Black Mirror. Bu diziyi henüz bitirmedim ama son zamanlardaki en sevdiğim dizilerden biri oldu. Her bölümünde farklı oyuncular farklı yönetmen farklı senaristin olduğu diziye tek kelime ile bayıldım! Dizi genel olarak distopik bilim kurgu hikayelerini işliyor. Her bölümde farklı ve birbirinden bağımsız hikayeler anlatılıyor dizide. Yani istediğiniz herhangi bir bölümü rastgele açıp film gibi izleyebilirsiniz. Zaten tam film tadında bölümler de. Benim tavsiyem ilk bölüm yerine IMDB'de çok beğenilen bölümlerden biri ile başlamanız. İlk bölümü de çok beğenmeme rağmen diziyi çok bağlayıcı kılan bir bölüm olduğunu söyleyemiyorum çünkü. Benim favori bölümüm üçünü sezon birinci bölümdü. Ya da yılbaşı özel bölüm olan White Christmas'ı izleyebilirsiniz. Bilim kurgu ya da distopya seviyorsanız bu diziyi şiddetle tavsiye ediyorum!

Son olarak da şu anda izlemekte olduğum diziden bahsetmek istiyorum biraz. Yine bir bilim kurgu dizisi olan Sense8'i eğer izlemediyseniz mutlaka izleyin. Şöyle söyleyeyim, şu anda bitmesin diye yavaş yavaş izlemeye çalışıyorum. O kadar sevdim bu diziyi. Dizide yedi farklı ülkenin 8 farklı şehrinde yaşayan ve bir kadının ölümü ile duygusal ve zihinsel bir bağ oluşuyor. Diziyi izlemeye başlamak için geçerli en önemli faktörlerden biri kesinlikle dizinin Wachowski kardeşler yapımı olması. Ki kendilerini Matrix, V for Vendetta ve Cloud Atlas gibi filmlerden biliyoruz. Benim dizide en sevdiğim karakter Sun oldu. Ama Nomi'yi canlandıran Jamie Clayton'un gerçekte de transseksüel olduğunu öğrenince ayrı bir hayranlığım oluşmadı değil. Diziyi bitirince uzun uzun yazarım burda da. Eğer bilim kurgu seviyorsanız, homofobik değilseniz ve alt metinleri doğru okuyabilen biriyseniz bu diziyi mutlaka izleyin.

        

Ayrıca burda bahsetmediğim iki dizi daha izledim: 13 Reasons Why ve Girlboss. 13 Reasons Why'ın abartıldığını düşünüyorum açıkçası. Evet güzeldi hemen bitti ama biraz "ergen dizisi" (?) gibi geldi bana. Girlboss komedi türünde bir dizi. Sıkılınca izlemelik, eğlenceli ve çok tatlı bir dizi. Gerçek hayattan kurgulanan bir dizi olması da benim gibi bu tarz diziler sevenlerin çok hoşuna gidecektir. İkinci sezonunu izlemek için sabırsızlanıyorum. 
Sizin önerebileceğiniz diziler varsa bana söylerseniz sevinirim. Özellikle yeni bilim kurgu dizilerine hayır demem! 
Sonraki yazıda görüşmek üzere hoşçakalııın!

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Herkese yeniden merhabalar! Esasında 2016 hepimizi oldukça üzen olaylarla dolu bir yıl oldu. Büyük kayıplar yaşadık, ülkece çok zor günlerden geçtik, masum canlarımızı yitirdik. Bu yüzden bir anlamda bu yıl bir an önce bitsin istediğim bir yıl oldu. Gelecek yılda umarım refah ve huzur dolu, masum insanların ölmediği güzel günler geçiririz. Bunu yürekten istiyorum inanın. 
Gelelim bu yılki favorilerime.

 1-Kitap 

2016 benim açımdan kitap açısından oldukça verimli bir yıl oldu diyebilirim. Fakat yılın ilk yarısında GoodReads hedefimin ilerisinde giderken ve oldukça verimli bir şekilde kitap okurken yılın ikinci yarısının okul ve iş bir arada yürütmeye çalıştığım için fazla verimli olduğunu söyleyemeyeceğim. 

                             

Bu yıl harika kitaplar okudum, uzun zamandır okumak istediğim yazarları okudum. Bu kitaplar içindeyse en sevdiğim kitap Uçurtma Avcısı oldu. Kitabın konusu, yazarın anlatımı, olay örgüsü, konuların işleniş şekli, her şeyiyle harika bir kitaptı benim için. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen beni bütün kitaplarını hemen okumaya ikna edecek kadar harika bir kitaptı. Daha sonra okuyup anladığım üzere zaten yazar tüm kitaplarında harika anlatımını sürdürmüş ve hep böyle hayattan konular seçip onları muhteşem işlemiş. Khaled Hosseini'nin tüm kitaplarını okumanızı şiddetle öneriyorum.
Uçurtma Avcısı Kitap Yorumu yazım için TIK TIK!
Ölü Zaman Gezginleri, Lola ve Komşu Çocuk, Freud'un Kız Kardeşi, Hannibal ve Olağanüstü bir gece bu yıl okuduğum güzel kitaplardan birkaçıydı. Bu yıl okuduğum kitaplara ve değerlendirmelerime göz atmak için GoodReads profilime bekliyorum.

2-Film

                  


Bu yıl sinemaya oldukça fazla vakit ayırdığım bir yıl oldu. Bir sürü güzel film izledim. Fakat hiç kuşkusuz içlerinden en çok geçtiğimiz günlerde izlediğim Allied yani Müttefik filmi oldu. Filmin konusu, oyuncu seçimi, ilerleyişi, her şeyi öyle güzeldi ki film hiç bitmesin istedim. Marion Cotillard'ın baş rolde olması zatan çok büyük artıydı benim için. Kendilerinin oyunculuğuna ve güzelliğine hayran biri olarak onu izlemek yine oldukça keyifliydi benim açımdan.

İzlediğim bir diğer güzel film ise bir önceki favoriler yazımda da bahsettiğim Doctor Strange'di. Uzun uzun tekrar anlatmaya gerek yok. Yine izlemeyi çok sevdiğim iki oyuncu ve güzel bir hikaye. Bu filmler dışında Arrival, Inferno, Trolls ve tabii ki Türk filmi Dağ II de sevdiğim filmlerdendi. Özellikle Dağ II'yi çooook beğendim. İzlemeyen varsa mutlaka tavsiye ediyorum.

3-Dizi

                      

Yılın sonuna kadar dizi izlemeye fırsat bulamasam da yılın son iki üç ayında bu durumu telafi ettiğimi düşünüyorum. Özellikle bu ay sürekli Kore dizisi izledim diyebilirim. Ama bu dizilerin içinde öyle bir dizi vardı ki, şu zamana kadar içinde en çok kendimi bulduğum dizi oldu. Bunun sebebi sanırım benim de öğrenim gördüğüm şehirde öğrenci yurdunda kalmam. Age of Youth,  kız öğrenci yurdunda geçiyor. Birbirinden farklı karakterlerde kızların aynı evi paylaştığında olanları anlatıyor. O kadar güzeldi ki bu dizi. Tam anlamı ile hayatın içinden bir diziydi. Okula ilk geldiğim zamanları tekrar tekrar yaşadım izlerken. Özellikle yurtta kalanların çok seveceğini düşündüğüm bir dizi.
Another Miss Oh, Doctors, One More Happy Ending bu yıl sevdiğim diğer kore dizileriydi. Kore dışından ise bu yıl da SATC izlemeye tabii ki devam ettim bir de sevdiğim Doctor Who ve Sherlock gibi dizilerin yılbaşı özel bölümlerini izlemeyi düşünüyorum. Onun dışında çok fazla Kore dışı dizi izlemedim açıkçası bu yıl.

4- Telefon Uygulaması

                 

Telefon uygulaması olarak Pinterest ve MEGA uygulamalarını oldukça sık kullandım. Eğer yaratıcı fikirler almak istiyorsanız, ilham almak istiyorsanız, DIY projeleri geliştirmek istiyorsanız Pinteresti mutlaka mutlaka etkin olarak kullanmanızı öneririm. Google'dan bakmak ile arasında o kadar fark var ki.
MEGA ise size depolama alanı veren bir uygulama. Tabii ben bu uygulamayı en çok dizi indirirken kullanıyorum. Bir çok sitede, özellikle Kore dizisi indirdiğimiz sitelerde mutlaka MEGA ile indirme seçeneği bulunuyor. MEGA ile indirmek o kadar kolaylaştırıyor ki işinizi, bu uygulama dizi çok izleyenlerin işini oldukça kolaylaştıracaktır. Ayrıca ücretsiz olarak verdiği 50 GB depolama alanı ise oldukça kullanışlı.

5- Müzik

Bu defa ayrı ayrı şarkıları buradan paylaşmak yerine bu yıl en çok dinlediğim farklı müzik tarzlarına ait Spotify listelerini paylaşıyorum.

Your Favorite Coffeehouse
88 Keys
Relax & Unwind
Deep House Relax
Deep Dark Indie Folk
Move On & Don't Look Back
The PMS Playlist
The Writer's Playlist
Monday Motivation

Bu yıl ülkece çok zor günler geçirdik, bu yüzden bu yılın bitmesini çok istiyorum. Umarım huzur ve refah içinde yaşayacağımız çok güzel günler olur 2017'de.
Hepinize mutlu ve sağlıklı yıllar diliyorum!



Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Herkese yenideeen merhabaaa!
Bu yazıyı sonunda  (!) yeni bilgisayarımdan yazıyorum. Bu da demek oluyor ki artık bolca yazı paylaşabileceğim. 
Biriken kitap ve film yorumlarından önce bir favoriler yazısı yazmak istedim. Umarım en yakın zamanda boool bool yorum yazısı da yazabilirim çünkü bir sürü güzel kitap okudum, ayrıca son zamanlarda sinemadan çıkmaz oldum vizyona giren harika filmler sayesinde. Ama şimdi bir an önce favorilere geçmek istiyorum.

Kitap

Tabii ki ilk kitabın bir Coelho kitabı olduğuna şaşırmamışsınızdır. Coelho sonunda (!) yeni bir kitabı bizlerle buluşturdu. Öncesinde kitabın çıkacağından haberi bile olmayan ben kitabı D&R raflarında görünce nasıl sevindim anlatamam. Bilen bilir, en sevdiğim yazardır kendileri. Her kitabını heyecanla alır hemen okurum. 
Kitaba gelecek olursak bu kitap diğer Coelho kitaplarından oldukça farklı bir anlatıma, konuya ve içeriğe sahip. En ilginç tarafı da yaşanmış bir olayı anlatması. Kitapla ilgili yorumlarımı daha sonra ayrıntılı bir yazı ile anlatacağım fakat biyografimsi, akıcı ve bence oldukça ince bir kitap. Belki beklentilerinizi karşılamayabilir yani.
Yine de Coelho sevenlerin kitabı şimdiden okuduğuna şüphem yok .

Film


Bu film bence Marvel'ın açık ara son zamanlardaki en iyi filmi olmuş. Yo, hayır kesinlikle abartmıyorum. Öncelikle benim şimdiye kadar en sevdiğim iki dizi Hannibal ve Sherlock oldu. Filmin baş rollerinde ise Benedict Cumberbatch ve Mads Mikkelsen oynuyor. Yani benim zaten bu filmi sevmemek gibi bir ihtimalim yoktu açıkçası. Yine de yer yer Marvel dokunuşları olsa da filmde artık görmekten sıkıldığımız klasik Marvel senaryosu yoktu. Oldukça özgün ve  sürükleyici bir filmdi. Öyle ki ilk yarı bittiğinde "Nasıl ya? Ne ara bu kadar zaman geçti?" dedim. Film hala vizyondayken bu yazıyı yazmam çok iyi oldu aslında. Bence hala aranızda izlemeyenler ya da kararsız olanlar varsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Dizi

Son zamanlarda pek fazla dizi izlemeye vaktim olmadı açıkçası hem üçüncü sınıf olmam hem de aynı zamanda çalışıyor olmamdan dolayı. O yüzden bir tek bu diziyi izledim diyebilirim. Dizi bir Stephen King romanından uyarlama. Ki zaten bu ayrıntı bile diziyi merak edip izlemek için can atmaya yeterli bir sebep bence. J.F. Kennedy 'nin ölümü konu alınmış.Dizinin en kötü tarafı ise maalesef dizi 8 bölüm.  Yani aslında 8 saatlik bir film gözüyle de bakabilirsiniz bu filme. Çünkü sıradan bir televizyon dizisinden çok daha kaliteli bir yapım olmuş. Özellikle finali ile gerçekten beni kendisine hayran bırakmayı ve "Keşke hiç bitmeseydi." dedirtmeyi başardı. İzlemenizi mutlaka öneriyorum.

Telefon Uygulamaları

Son zamanlarda kullandığım en yararlı uygulama Starbucks Türkiye uygulaması oldu. Uygulamaya Starbucks kartınızı ekleyebilir ya da uygulamadan bir Starbucks kartı oluşturabilirsiniz. Kartınıza uygulama üzerinden kart ile yükleme yapmak da mümkün, ürünlere göz atmakta. Ama en yararlı kısmı Starbucks kartınızla aldığınız içeceklerden yıldız kazanmanız ve bu yıldızlar 15 yıldız olduğunda bir tall boy içeceği ücretsiz alabilmeniz. Üstelik ilk yüklemede bir tall boy içecek yine ücretsiz olarak veriliyor. Eğer Starbucks'da çok zaman geçiren biriyseniz işinize çok yarayacak bir uygulama.

Müzik

1-Gorgon City - Imagination ft. Katy Menditta
2- Haux - Homegrown (Mahama Bootleg)
3-.Red Hot Chilli Peppers - Otherside (Felix Zuppe Remix)
4-Alice On The Roof - Mystery Light (Curtis Alto Remix)
5-Duke Dumont - Ocean Drive

Bir sonraki yazıda görüşmek üzereee!
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Herkese yeniden merhabaaa!
Bu aralar pek sık blog yazamadığımın farkındayım. Bilgisayarımla ilgili bir sorun yaşıyorum. Halleder halletmez daha sık yazı yazmaya çalışacağım.
Gelelim bugünkü yazımıza. Bu yazıda sonbahar mevsimi boyunca favorim olan şeylerden bahsetmek istiyorum. Sonbaharın kendisi zaten benim favori mevsimim. Her yerde turuncu, kızıl yapraklar, yağmurlu, serin ve kapalı havalar, Sıcacık kahve ve en sevdiğim yumuşacık hırkamın eşlik ettiği okuma saatleri... Sonbaharın kendisi bile öyle güzel ki.

Share
Tweet
Pin
Share
No yorum

Merhabalarr, yine bir ayı daha, bir yazı daha geride bırakıyoruz. Bana sorarsanız ben bu durumdan gayet mutluyum. Çünkü okuluma, şehrime, arkadaşlarıma kavuşuyorum. Bir de daha önce anlattığım üzere pek eğlenceli bir yaz geçirdiğim söylenemez. Yine de izlemek isteyip izleyemediğim filmleri izledim, bol bol kitap okuyup dizi izledim. Yani eğlenceli olmasa da verimli bir yaz oldu benim açımdan.
Ağustos ayı favorilerim tarzında paylaşımları daha çok Youtube'da görüyorum. Youtuber olmadığım için ve daha doğrusu merakım olmasına rağmen videoda bir şeyler anlatma yeteneğim olmadığı için bloga uyarlasam nasıl olur dedim. Ki gördüm ki güzellik bloggerları bunu zaten çokça yapmaktaymış
Neyse, gelelim bu ay ki favorilerime.

Telefon Uygulamaları
Evde çok zaman geçirince tabi ilk sırata bunu koymam şaşırtıcı olmamıştır. Aslında çok yararlı bulduğum birkaç uygulama var. Ama onları başka bir yazıda detaylıca anlatmak istiyorum. Şimdi sadece bu ay en çok kullandığım uygulamalardan bahsedeyim.

1-Spotify

Aslında çoğunuzun bildiği bir uygulama Spotify. Ben bu senenin başından beri falan kullanıyorum. Müzik dinlemek için güzel bir program. Fakat amacınız yeni müzikler, yeni tarzlar keşfetmekse tam aradığınız uygulama. Her tarzda, günün her saatine göre, ruh halinize göre, spor temponuza göre yani her duruma uygun bir liste bulabilirsiniz. 
Spotify profilim için tık.

2- Goodreads

Konu ben olunca en sevdiğim telefon uygulamalarına Goodreads'ı eklemesem olmazdı. Bu uygulamanın web sürümü de mevcut. Uygulamaya girip ne okuduğunuzu, kaçıncı sayfada olduğunuzu, hangi kitaplara sahip olduğunuzu paylaşabilir kitaplar hakkında yapılan yorumları okuyabilir reading challengelara katılabilir ya da kendiniz için bir challenge oluşturabilirsiniz. Aynı zamanda kitaplardaki favori alıntılarınızı da uygulama üzerinden işaretleyebilirsiniz. Ben bu uygulamanın çok çok yararlı bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim. Mutlaka deneyin.
Goodreads profilim için tık.

Müzik
Tabii olmazsa olmazımız müzik. Ben genelde her tarz müzik dinleyen biriyim. Bu yüzden biraz karışık olucak liste. İşte bu ay en çok dinlediğim şarkılar.

1-Hayley Kiyoko - Girls Like Girls
2-Coldplay - Midnight (john Hopkins Remix)
3-The xx - Intro
4-Metric - Twist
5-Lana Del Rey - High by The Beach

Kitap

Bu ay okuyup en beğendiğim kitap Portobello Cadısı oldu. Sadece Paulo Coelho yazdığı için bile favorim olabilirdi tabii. Ama yine beklentiyi karşılayan müt-hiş bir kitaptı. Yazısı yakında blogda.

Film

Bu ay uzuuuun zamandır izlemek istediğim bir film olan The Hunger Games Mockingjay'i izledim. Ve serinin diğer filmlerinde olduğu gibi çok beğendim. Katniss zaten en beğendiğim kadın karakterlerden. Film hakkında çok konuşmama gerek yok sanırım. Detaylı blog yazmayı düşünüyorum seri tamamlanınca. Ancak aşağıda paylaştığım sahneye bayılmıştım. Onu söylemeden edemiyeceğim
*

*
Dizi

Bu yaz en sevdiğim dizi Hannibal oldu. Hatta şimdiye kadarki en sevdiğim 5 diziden biri oldu diyebilirim. Dizinin psikoloji, kriminoloji ve polisiye ile iç içe olması yetmezmiş gibi bir de Hugh Dancy gibi bir faktör var. Diziyi çok sevdim, asla sıkmıyor. Zaten 2 sezonu aralıksız izledim. 3 sezon çok o tadı vermese de yine de güzel. Kaldırılacağı konusu etrafta konuşulup duruyor. Umarım kaldırılmaz. Mutlaka izleyin.
Dipnot:Midesi hassas olanlara önermem.

Eveet benim Ağustos ayı favorilerim bunlardı. Sizinkileri de yoruma yazabilirsiniz. Ayrıca blogda daha fazla böyle yazı görmek isterseniz ya da nasıl yazılar görmek isterseniz yoruma yazabilir ya da bana ulaşabilirsiniz.
Son olarak Eylül'e merhaba demek için klasik bir şarkıyı da paylaşıp gidiyorum.



Eylül hepimiz için muhteşem olur umarım.


Share
Tweet
Pin
Share
No yorum


Dizi adı: The Heirs
Yönetmen: Kang Shin-Hyo
Yazar: Kim Eun-Sook
Yayınlanacağı Kanal: SBS
Bölüm: 20
Yayın Tarihi: 9 Ekim 2013
Tür: Romantik
Dil: Korece
Ülke: Güney Kore

Konusu:
Öyle çok farklı bir konumuz yok. Zengin oğlan fakir kız, imkansız aşk. Abisi ile istemediği halde şirket yarışına girmeye zorlanmış, annesi gayrimeşru bir adam olan ve bu yüzden hep sorunlar yaşamak zorunda kalan Kim Tan. Annesi dilsiz, babası küçükken ölmüş bir kız olan, sürekli yarı zamanlı işlerde çalışıp para kazanmaya ve ailesine yardım etmeye çalışan kızımız Eung Sang.
Bu ikili Amerika'da tanışır. (Neden Amerika demeyin, diziyi izleyince göreceksiniz.) Kim Tan kızımıza aşık olur. E tabi kızımız da Kim Tan'a.

Yorum:
Ben bu diziye ba-yıl-dım. İzlediğim en en en güzel kore dizilerindendi. (Asla playful kiss veya princess hour'u geçecek dizi olmayacak. Konusu çok klasik görünüyor ama işleniş şekli bakış açısı falan çok farklı. Zaten dizinin baş rolünde Lee Min Ho ve Park Shin Hye var yani ordan ekstra güzel oluyor zaten.
Ben yan karakterlerden Lee Bo Na'yı da çok beğendim açıkçası.

***Burdan sonrası spoilerlı***


(biz de sana sarılmayı çok istiyoruz Lee Min Ho :( )


Bu sahne sanırım Won'u sevimli bulabileceğim ilk sahneydi dizide. Cidden sayesinde döndü Eung Sang Kim Tan'a.


Her seferinde asla vazgeçmeyip sarılan bir adam düşünün. Lee Min Ho ♪~♪ ヽ໒(⌒o⌒)७ノ ♪~♪


Dizideki en sevdiğim sahne bu sahne oldu. (e haliyle). Eung Sang'ın sırrını herkes öğrenince Kim Tan ona böyle destek verdi.


Eung Sang'ın annesi ve Kim Tan :D


Vee Kore dizilerinden anladığım üzere bir Koreli erkek ilişkide olduğunuzu göstermek istiyorsa çift kıyafetleri, ayakkabıları alıyor.


Bu da dizinin en yakışan çifti: Lee Bo Na - Chan Young
***
Kısacası mutlaka izleyin. Ben bittiği için bayağı üzüldüm. 
Başka yazmamı istediğiniz dizi yorumu varsa yorum yazabilir ya da bana ulaşabilirsiniz.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.






Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Older Posts

S O S Y A L M E D Y A

 Facebook Twitter Instagram Goodreads Pinterest

KİTAP

FİLM

DİZİ

BLOG

TARİF

DIY

NE OKUYORUM?


INSTAGRAM

Bumerang - Yazarkafe

Ziyaretçi Sayısı

Sayaç

Popüler Yazılar

  • Dan Brown - Başlangıç Kitap Yorumu
                                                                                                    Herkese yeniden merhaba! Bugün uzu...
  • Her (Aşk) | Film Yorumu
    "Even if you get home late and I'm already asleep, just whisper in my ear one little thought you had today, 'cause I love ...
  • The Theory of Everything Film Yorumu
                    Uzuun zaman sonra bir film yorumu ile karşınızdayım. Güzel bir film izlemek için bakınırken uzun zamandır izlemek isted...
  • Üniversite hayatı, yurtta kalmak, yurt için alınması gerekenler
    Ailenizden uzak bir şehirde okuyorsanız üniversitenin özellikle ilk yılı size çok zor gelecektir. Çünkü ilk defa kendi ayaklarınızın üzerin...
  • K-drama nedir? - K-drama önerilerim
    Uzun zamandır bir K-drama yazısı yazmak istiyordum. Bugün hazır blog yazmaya üşenmemişken ve yeni diziye başlamışken yazmaya karar ve...
  • İnsan Ne İle Yaşar - Tolstoy | Kitap Yorumu
                                        Konusu Anna Karenina, Savaş ve Barış ve Diriliş gibi büyük eserlerin yazarı, ünlü düşünür Lev N...
  • İzlediğim en güzel, en naif aşk filmleri
    Merhabalaar! Bugün çok sevdiğim naif ve güzel aşk filmlerinden oluşan bir film öneri yazısı yazıyorum size. İlk film tabii ki en sev...
  • Kitap okumaya zaman bul-a-mamak
    Arkadaşlarımdan ve çevremdeki insanlardan en sık duyduğum sorular "Nasıl bu kadar kitap okuyorsun?" "Kitap okumaya nasıl...
  • Fault In Our Stars - Aynı Yıldızın Altında
    Aynı Yıldızın Altında John Green Onüç yaşında, IV. derecede tiroid kanseri konan Hazel, ondört yaşında tıbbi bir mucize ile ciğerlerin...
  • Veganizm - Neden Vegan olmalıyım?
    “ Veganlık hayvanlar alemine dair sömürü ve zulmün tüm biçimlerini dışlamanın ve yaşamı gözetmenin yoludur. Et, balık, kümes hayvanı, y...

Tüm hakları saklıdır @2017 by Irem Karakayis Gooyaabi Templates