IREM | READS

Blogger tarafından desteklenmektedir.



                                                   
                                           
Herkese yeniden merhaba!
Bugün uzun bir aradan sonra kitap yorumu yazıyorum. Üstelik bu kitap en sevdiğim yazarlardan birinin, Dan Brown'ın kitabı. 
Uzunca bir süredir kendisinden yeni kitap bekleyenlerden biri olarak bu kitabın çıkacağını duyduğumda çok sevindim. Roman 3 Ekim'de 12 ülke ile aynı anda Türkiye'de satışa çıktı ve saat farkı sebebi ile kitaba ilk sahip olanlar Türk okurlar oldu. Fakat o kadar uzunca süre beklediğim kitabın çıkacağı tarihi unutmuş olmam nedeniyle ben onlardan biri olamadım. Son sınıf olmayı böyle özetleyebilirim size aslında. Çok sevdiğiniz yazarın yeni kitabının çıktığını dahi unutabiliyorsunuz yoğunluktan. Neyse, konumuz bu değil. Bunları başka bir yazıda konuşuruz. Ben böyle unutmuşken bir D&R alışverişimiz sırasında denk geldik ve bir arkadaşım bana hediye etti bu kitabı. Kendisine buradan da teşekkür edeyim. Bir insana alınabilecek en güzel hediyelerden biri ciltli birinci basım Dan Brown kitabı olabilir.

KONU


Kim olursan ol, neye inanırsan inan,
Çok yakında her şey değişecek...

Genç adam, aniden üç büyük dinin temsilcilerine döndü. “Şaşırtıcı bulacağınızı tahmin ettiğim bilimsel bir buluşum sebebiyle bugün buradayım. İnsanlık deneyimimizin en temel iki sorusuna cevap bulma ümidi ile yıllardır peşinden koşuyordum. Bu bilginin tüm inananları derinden etkileyeceğine inanıyorum. Nasıl desem, ‘yıkıcı’ diye tanımlanabilecek bir değişikliğe sebep olabilir. Birazdan görecekleriniz, dünyayla paylaşmayı umduğum sunumun kaba bir kesiti. Fakat bunu yapmadan önce dünyanın en etkili din adamlarına danışmak, en çok etkilenecek kişilerce nasıl algılanacağını öğrenmek istedim.”

Piskopos, haham ve ulema birbirlerine baktılar, sıkılmış görünüyorlardı. Piskopos, “İlginç bir girizgâh Bay Kirsch. Bize gösterecekleriniz dünya dinlerinin temelini sarsacakmış gibi konuşuyorsunuz," dedi. Genç adam kutsal metinlerin saklandığı bu eski mahzende etrafına baktı. Temellerini sarsmayacak, yıkacak, diye düşündü. Din adamları üç gün içinde bu sunumu bir etkinlikle insanlara duyuracağını bilmiyorlardı. Bunu yaptığında tüm insanlar, dini öğretilerin gerçekten de ortak bir noktası bulunduğunu anlayacaklardı: Hepsinin tümden yanlış olduğunu...

Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?

İnsanoğlunun var olduğu günden beri cevabını bulmaya çalıştığı bu temel soruya cevap bulma iddiasındaki bir fütüristin tam da keşfini açıklayacağı gece her şey trajik bir biçimde karanlığa gömülür. Eski öğrencisinin sunumuna davetli olan Simgebilim Profesörü Robert Langdon söz konusu keşfi öğrencisinin anısına dünyaya duyurmaya karar verir. Ancak, kendisini bekleyen şifrelerden, acı sürprizlerden ve ölümcül fanatiklerden habersizdir...

ALINTILAR

I + XI = X

Bir artı on bir eşittir on mu? Hemen, "Yanlış," dedi.
"Peki bunun doğru olmasının bir yolu var mı sence?"
Ambra başını iki yana salladı. " Hayır, denklemin kesinlikle yanlış."
Profesör nazikçe genç kadını elinden tutup kendi bulunduğu tarafa çekti. Ambra işaretlere onun durduğu noktadan bakıyordu.
Denklem baş aşağı olmuştu.

X = IX + I

Ambra şaşkınlık içinde başını kaldırdı.
Langdon gülümsüyordu. "On eşittir, dokuz artı bir. Bazen başka birinin gerçeğini anlamak için tek yapman gereken bakış açını değiştirmektir."
Sayfa 510
"Bilim ile din rakip değildir. Onlar aynı hikâyeyi anlatmaya çalışan farklı dillerdir. Bu dünyada ikisine de yer var."
Sayfa 20
" Vicdanın kılavuzun olsun. Önünü göremediğinde sana yolu kalbin göstersin. " 
Sayfa 378
Felsefemiz teknolojimize yetişsin. Şefkatimiz gücümüze yetişsin. Ve değişim motoru korku değil sevgi olsun.
Sayfa 483
"En tehlikeli teröristler aslında bombaları yapanlar değil, çaresiz topluluklara nefret aşılayan ve emrindekileri şiddet içerikli eylemlerde bulunmaya teşvik eden nüfuz sahibi liderlerdir. Kolay etki altında kalan insanlara hoşgörüsüzlük, milliyetçilik veya kin aşılayarak dünyayı altüst etmek, tek bir güçlü ve kötü insana bakar.
Sayfa 392
"Dini tarihin başlangıcından bu yana türümüzün içindeki ateistler, Hıristiyanlar, Müslümanlar, Yahudiler ve tüm dinlerin mensupları, hiç bitmeyen bir çapraz ateşe tutuldu. Bizi birleştiren tek şeyse barışa duyduğumuz derin özlem."

"Memento mori," diye fısıldamıştı. "Ölüm aklından çıkmasın. En büyük güce sahip insanlar için bile hayat kısadır. Ölümü yenmenin tek bir yolu vardır, o da insanın hayatını bir şaheser haline getirmesidir."

YORUM

Dan Brown'ın inanılmaz güzel bir anlatımı var her şeyden önce. Hikaye ne olursa olsun kitap bittiğinde hikayeden çok daha fazlasını öğrenmiş şekilde kapatıyorsunuz kitabın kapağını. Bi kere muazzam sanat tarihi bilgisinden mutlaka faydalandırıyor okuyucularını kitaplarında. Kitabı okurken yanınıza bir not defteri alıp not alarak okuyup sonrasında bahsettiği şeyleri biraz araştırmanızı öneririm. İnanın bana çok faydalı bir okuma olur, ben öyle yaptım.

Robert Langdon diyince aklınıza ne geliyor? Gizem, din, bilim, sanat, mimari ve Langdon'ın peşine düşen suikastçiler. Dan Brown bizi yine şaşırtmamış ve bildik bir Langdon hikayesi yazmış aslında. Pek şaşırtıcı bir hikaye olmasa da yine nefessiz okuduğum bir kitap oldu kendileri! Genel hatları diğer kitaplarındakinden farksızdı; Robert Langdon bir davet alır, sonrasında bir cinayete şahit olur ve olayları çözmeye çalışır, bu sırada ona çekici bir kadın eşlik eder. Gizemleri çözerken bolca dini imgeye ve tarikata rastlarız ve gizemlerin çözülmesiyle kitap biter. Hikaye aynı olunca açıkçası insan biraz hayal kırıklığına uğramıyor değil. Çünkü uzun zaman sonra gelen bir kitap ve dolayısıyla insanların beklentileri de oldukça yüksek. Genel hatlar ve gidişat konusunda beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da konu olarak oldukça beğendiğim bir kitap oldu. İnsanlık tarihinden beri en çok merak edilen sorular olan "Nereden geliyoruz?" ve "Nereye gidiyoruz?" sorularının cevabını bulduğunu ve bildiğimiz her şeyin değişeceğini kanıtlayan bir buluşu olduğunu söyleyen Edmond Kirsch, buluşunu açıklayacağı davete Langdon'ı da davet eder ve böylece kendimizi her şeyi yeniden sorgularken buluruz. Kitapta en sevdiğim şey yine bol bol din ve bilime yer verilmiş olması. İkisini birlikte, iç içe ve birbirinden ayrı olarak görme fırsatı sunmuş yazar. Ben ikisinin iç içe ve aslında birbirinden çok farklı olmadığı yanlarını da aktarmasını çok sevdim. Bir diğer sevdiğim şey ise kitaptaki tüm mekanların gerçek olması. Yani bir yandan bahsi geçen mekanların fotoğraflarına bakıp Tom Hanks'i Langdon rolüyle o mekanlarda canlandırarak okudum kitabı. Böylece kitabı okurken film de izliyormuşum gibi oldu.
Kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Kurgunun aynı olması dışında gayet sürükleyici ve güzel bir kitaptı. Bu tarz kitapları sevenler ya da Langdon'u özleyenler mutlaka okusun derim.

KİTABI SATIN AL

Share
Tweet
Pin
Share
4 yorum

Herkese yenideeen merhabaaa!
Bu yazıyı sonunda  (!) yeni bilgisayarımdan yazıyorum. Bu da demek oluyor ki artık bolca yazı paylaşabileceğim. 
Biriken kitap ve film yorumlarından önce bir favoriler yazısı yazmak istedim. Umarım en yakın zamanda boool bool yorum yazısı da yazabilirim çünkü bir sürü güzel kitap okudum, ayrıca son zamanlarda sinemadan çıkmaz oldum vizyona giren harika filmler sayesinde. Ama şimdi bir an önce favorilere geçmek istiyorum.

Kitap

Tabii ki ilk kitabın bir Coelho kitabı olduğuna şaşırmamışsınızdır. Coelho sonunda (!) yeni bir kitabı bizlerle buluşturdu. Öncesinde kitabın çıkacağından haberi bile olmayan ben kitabı D&R raflarında görünce nasıl sevindim anlatamam. Bilen bilir, en sevdiğim yazardır kendileri. Her kitabını heyecanla alır hemen okurum. 
Kitaba gelecek olursak bu kitap diğer Coelho kitaplarından oldukça farklı bir anlatıma, konuya ve içeriğe sahip. En ilginç tarafı da yaşanmış bir olayı anlatması. Kitapla ilgili yorumlarımı daha sonra ayrıntılı bir yazı ile anlatacağım fakat biyografimsi, akıcı ve bence oldukça ince bir kitap. Belki beklentilerinizi karşılamayabilir yani.
Yine de Coelho sevenlerin kitabı şimdiden okuduğuna şüphem yok .

Film


Bu film bence Marvel'ın açık ara son zamanlardaki en iyi filmi olmuş. Yo, hayır kesinlikle abartmıyorum. Öncelikle benim şimdiye kadar en sevdiğim iki dizi Hannibal ve Sherlock oldu. Filmin baş rollerinde ise Benedict Cumberbatch ve Mads Mikkelsen oynuyor. Yani benim zaten bu filmi sevmemek gibi bir ihtimalim yoktu açıkçası. Yine de yer yer Marvel dokunuşları olsa da filmde artık görmekten sıkıldığımız klasik Marvel senaryosu yoktu. Oldukça özgün ve  sürükleyici bir filmdi. Öyle ki ilk yarı bittiğinde "Nasıl ya? Ne ara bu kadar zaman geçti?" dedim. Film hala vizyondayken bu yazıyı yazmam çok iyi oldu aslında. Bence hala aranızda izlemeyenler ya da kararsız olanlar varsa bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

Dizi

Son zamanlarda pek fazla dizi izlemeye vaktim olmadı açıkçası hem üçüncü sınıf olmam hem de aynı zamanda çalışıyor olmamdan dolayı. O yüzden bir tek bu diziyi izledim diyebilirim. Dizi bir Stephen King romanından uyarlama. Ki zaten bu ayrıntı bile diziyi merak edip izlemek için can atmaya yeterli bir sebep bence. J.F. Kennedy 'nin ölümü konu alınmış.Dizinin en kötü tarafı ise maalesef dizi 8 bölüm.  Yani aslında 8 saatlik bir film gözüyle de bakabilirsiniz bu filme. Çünkü sıradan bir televizyon dizisinden çok daha kaliteli bir yapım olmuş. Özellikle finali ile gerçekten beni kendisine hayran bırakmayı ve "Keşke hiç bitmeseydi." dedirtmeyi başardı. İzlemenizi mutlaka öneriyorum.

Telefon Uygulamaları

Son zamanlarda kullandığım en yararlı uygulama Starbucks Türkiye uygulaması oldu. Uygulamaya Starbucks kartınızı ekleyebilir ya da uygulamadan bir Starbucks kartı oluşturabilirsiniz. Kartınıza uygulama üzerinden kart ile yükleme yapmak da mümkün, ürünlere göz atmakta. Ama en yararlı kısmı Starbucks kartınızla aldığınız içeceklerden yıldız kazanmanız ve bu yıldızlar 15 yıldız olduğunda bir tall boy içeceği ücretsiz alabilmeniz. Üstelik ilk yüklemede bir tall boy içecek yine ücretsiz olarak veriliyor. Eğer Starbucks'da çok zaman geçiren biriyseniz işinize çok yarayacak bir uygulama.

Müzik

1-Gorgon City - Imagination ft. Katy Menditta
2- Haux - Homegrown (Mahama Bootleg)
3-.Red Hot Chilli Peppers - Otherside (Felix Zuppe Remix)
4-Alice On The Roof - Mystery Light (Curtis Alto Remix)
5-Duke Dumont - Ocean Drive

Bir sonraki yazıda görüşmek üzereee!
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Herkese uzuuun bir aradan sonra merhabalar!
Blog yazmayalı o kadar uzun zaman olmuş ki sanki ilk yazımı yazarmış gibi heyecanla yazıyorum bu yazıyı. Blog yazamamamın sebebi hala bilgisayar sorunu yaşamam. Elbette bu blog yazmadığım uzun süre içinde boool bol kitap okuyacak bol bol dizi film izleyecek vaktim oldu. Hayatımda bir çok değişiklik de oldu. Umarım en yakın zamanda eskisi gibi blog yazabilirim ve her şeyi anlatabilirim size :)


Kitap Özeti

Uçurtma Avcısı, Afganistan’da yaşanan savaş ve göç üzerine kurgulanmıştır. Annesini kaybeden, babası tarafından hiçbir şekilde sevilmeyen Emir’in hikayesi anlatılmaktadır. Ayrıca çocukluk arkadaşı olan Hasan’a olan ihaneti peşini bırakmamaktadır.
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.
Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.
Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...

Alıntılar

"...Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun." 

Dudağının bir kıyısı hafifçe kıvrılmıştı.Bir tebessüm.Orantısız.Çarpık.Varla yok arası.Ama orada."Uçurtmayı senin için yakalamamı ister misin?" Başını evet anlamında salladığını gördüm."Senin için bin tane olsa yakalarım"... 
Yalnızca bir gülümsemeydi, hepsi bu. Her şey düzelmiş değildi. Hiçbir şeyi düzeltmemişti. Belli belirsiz bir tebessüm. Minicik bir şey. Ormandaki bir yaprak; ansızın havalanan bir kuşun kıpırdattığı bir yaprak.Ama kollarımı ardına kadar açıp onu kucaklayacağım. Bağrıma basacağım. Çünkü bahar gelince, karların tek tek, tane tane eridiğini biliyorum; belki de ilk kar tanesinin eriyişine tanık oldum.

Şöyle dedi: 'Çok korkuyorum.' 'Neden,' diye sordum. 'Öyle mutluyum ki, Doktor Resul. Böylesine büyük, müthiş bir mutluluk, insanı korkutuyor.' Yine nedenini sordum, şöyle dedi: 'Senin bu kadar mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.'

Gökyüzü kesintisiz, mavidir; karın beyazlığı gözlerimi yakar. Taze karı avuçlar, ağzıma atarım; bir tek kargaların tiz çığlıklarıyla delinen, yoğun sessizliği dinlerim.

'Vicdanı olmayan, iyiliği bilmeyen bir insan acı çekemez...'

“Annem elmaların olgunlaşmasını bekleseydin, hastalanmazdın dedi. Şimdi, ne zaman bir şeyi çok istesem, annemin elmalar için söylediği şeyi anımsıyorum.”

Odamda tek başıma olmayı diledim ;kitaplarımla baş başa, bu insanlardan uzakta

Kitap Yorumu

Bugün uzuuuuun zamandır okumak istediğim bir kitabın yazısını yazıyorum. Uçurtma Avcısı'nı sürekli duyuyordum ve sürekli bir sonraki kitap alışverişine erteliyordum ve her seferinde unutuyordum. Son D&R alışverişimde indirimdeki kitaplarda görünce hemen kapıverdim tabii.Şunu belirtmeliyim ki bunca zamandır bu kitabı okumayı ertelemekle büyük hata etmişim! Okurken bazen ağladım, bazen kızdım, bazen mutluluk göz yaşları döktüm, bazen karakterlerle inanılmaz bir bağ kurdum ve okuduğum en güzel kitaplardan biri oldu.Eğer siz de benim gibi dram okumaya bayılıyorsanız bu kitap tam size göre. Salya sümük ağlama garantisi veriyorum size. Yalnız dram dediysem de öyle sıradan duygu sömürüsü olan kurgulardan biri değil bu kitap. Yazarın harika anlatımı ile hayatın içinden bir hikaye anlatıyor sizlere.Benim kitabı bu kadar sevmem sanırım biraz da olayın ezilen tarafın bakış açısıyla kurgulanmamış olması.Olaylar Emir'in gözünden anlatılıyor ve siz kitabın belki de yüzde doksanında Emir'e korkunç bir öfke duyuyorsunuz.Arkadaşlık ve kardeşlik tanımını size bir kez daha sorgulatacak, sorgulatırken de kendinizi eleştirme imkanı sunabilecek bir kitap.Kitabın bir güzel yanı da Afganistan'daki hayatı size olabilecek en gerçekçi haliyle sunabilmesiydi. Ayrıca hizmetli - ağa arasındaki o bitmek bilmez ayrımı da yine harika anlatmıştı.Yazarın dili oldukça yalın, kitap nasıl bitti anlamadım bile. Demem o ki gerçekçi dram seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.Yazarın Bin Muhteşem Güneş ve Ve Dağlar Yankılandı isimli iki ünlü romanı daha var. En kısa sürede onları da okumayı düşünüyorum.Bir sonraki yazımda -umarım en kısa zaman sonra- görüşmek üzere, iyi okumalaar!!!
Share
Tweet
Pin
Share
No yorum
Merhabalar!
Bugün size kitapyurdu.com dan yaptığım alışverişten bahsetmek istiyorum.Öncelikle belirmem gerek, bu ilk internetten kitap siparişim. Çünkü genelde dokunmadan almayı sevmiyorum kitapları. 
Şu an kaldığım yerde bir kitapçı olmadığı için internetten siparişi denemek istedim. 
İnternetten kitap alışverişi yapabileceğim, güvenli , hızlı teslimatı olan ve uygun ücretli siteleri araştırdım. Siteler içinde en tavsiye edileni kitapyurdu idi. Aynı zamanda 20 tl üzeri alışverişlerde kargonun ücretsiz olması da beni çeken diğer bir yönü oldu.

Kitap yurdundan 2 adet kitap aldım. (ilk alışverişim olduğu için pek güvenemedim sadece 2 adet deneme maksatlı aldım aslında.) 
Siparişi Salı gecesi verdim ve Perşembe günü sabahı kitaplarım elimde oldu. Kargo sorunsuz geldi, kitaplarda herhangi bir hasar yoktu (ki siz de benim gibi kapaktaki en ufak bir çiziğe bile içi acıyanlardansanız mutlaka tavsiye ederim.)
Ayrıca siparişlerim için 160 puan verdiler. Bu puanlar site içerisinde puan mağazası adlı bölümde satılan ürünlerden satın almanızı sağlıyor. Siparişlerinizde, okuma durumu güncellemelerinizde artıyor. 
Bir de can yayınlarının yeni çıkan spor dergisi  Socrates'i de hediye olarak yollamışlar. Dergiyi de çok beğendim, benim okuyacağım tarz bir dergi değil ama spor okumayı sevenlere tavsiye ederim.
Kitap ayraçlarından Kebikeç duası olana ise ayrıca bayıldığımı söylemeden edemeyeceğim.






 Kısacası ben memnun kaldım, artık kitaplarımı internetten de güvenle alabileceğimi düşünüyorum.



Share
Tweet
Pin
Share
2 yorum
Older Posts

S O S Y A L M E D Y A

 Facebook Twitter Instagram Goodreads Pinterest

KİTAP

FİLM

DİZİ

BLOG

TARİF

DIY

NE OKUYORUM?


INSTAGRAM

Bumerang - Yazarkafe

Ziyaretçi Sayısı

Sayaç

Popüler Yazılar

  • Dan Brown - Başlangıç Kitap Yorumu
                                                                                                    Herkese yeniden merhaba! Bugün uzu...
  • Her (Aşk) | Film Yorumu
    "Even if you get home late and I'm already asleep, just whisper in my ear one little thought you had today, 'cause I love ...
  • The Theory of Everything Film Yorumu
                    Uzuun zaman sonra bir film yorumu ile karşınızdayım. Güzel bir film izlemek için bakınırken uzun zamandır izlemek isted...
  • Üniversite hayatı, yurtta kalmak, yurt için alınması gerekenler
    Ailenizden uzak bir şehirde okuyorsanız üniversitenin özellikle ilk yılı size çok zor gelecektir. Çünkü ilk defa kendi ayaklarınızın üzerin...
  • K-drama nedir? - K-drama önerilerim
    Uzun zamandır bir K-drama yazısı yazmak istiyordum. Bugün hazır blog yazmaya üşenmemişken ve yeni diziye başlamışken yazmaya karar ve...
  • İnsan Ne İle Yaşar - Tolstoy | Kitap Yorumu
                                        Konusu Anna Karenina, Savaş ve Barış ve Diriliş gibi büyük eserlerin yazarı, ünlü düşünür Lev N...
  • İzlediğim en güzel, en naif aşk filmleri
    Merhabalaar! Bugün çok sevdiğim naif ve güzel aşk filmlerinden oluşan bir film öneri yazısı yazıyorum size. İlk film tabii ki en sev...
  • Kitap okumaya zaman bul-a-mamak
    Arkadaşlarımdan ve çevremdeki insanlardan en sık duyduğum sorular "Nasıl bu kadar kitap okuyorsun?" "Kitap okumaya nasıl...
  • Fault In Our Stars - Aynı Yıldızın Altında
    Aynı Yıldızın Altında John Green Onüç yaşında, IV. derecede tiroid kanseri konan Hazel, ondört yaşında tıbbi bir mucize ile ciğerlerin...
  • Veganizm - Neden Vegan olmalıyım?
    “ Veganlık hayvanlar alemine dair sömürü ve zulmün tüm biçimlerini dışlamanın ve yaşamı gözetmenin yoludur. Et, balık, kümes hayvanı, y...

Tüm hakları saklıdır @2017 by Irem Karakayis Gooyaabi Templates