Yaş 21, yolun neresi eder?


Henüz 20 yaşında olduğumu söylemeye dilim alışmamışken geçtiğimiz günlerde 21 yaşına girdim. Bana sorsanız hala kitaplardaki karakterlerin gerçek olduğuna inanan, bir gün Hogwards'a kabul edileceğini sanan gözü açılmamış bir kız çocuğuyum derim hâlâ orası ayrı.
21 yılda ne öğrendim bilemem de, ben son üç yılda çok şey öğrendim. Son üç yıl derken üniversite hayatımdan bahsediyorum. Üniversitenin kendisinden ya da derslerden öğrendiklerim değil bunlar. İnsanlardan ve hayattan öğrendiklerim. 18 yaşında hiç bilmediğim bir şehre ailemden ayrı yaşamaya gelirken pek gözükaraydım. Her şeye göğüs gererim, yeter ki artık kendi ayaklarım üzerinde durayım diyordum. Yıllarca hayali ile büyümüştüm öğrenci hayatının ve işte şimdi kavuştum diyordum. Nitekim herkes gibi ben de ailemden ayrıldıktan bikaç hafta sonra gördüm anyayı konyayı. Hele de benim gibi dış dünyadaki zorluklara kapı kapayıp köşenizde kitaplardaki hayatları yaşadıysanız yandınız!
Neler yaşadım neler bu üç yılda. Ne dostluklar edindim ne arkadaşlar kaybettim. Hatalar yaptım, dersler aldım. Farklı işlerde çalıştım, kendi kendime para da kazandım. Bu üç yıl bana neler öğretmedi ki! Bazen üzüldüm, bazen sevindim. Hiç tanımadığım insanlarla aynı odayı paylaştım, aynı yemekten yedik, birbirimizin derdine, sevincine ortak olduk. Yeri geldi tartıştık, sorunlar yaşadık. Her zaman ya da herkesle sonu tatlıya bağlanmadı belki ama hep güzel derslerle devam ettik yolumuza.
Bu yirmi bir yılda öğrendiklerimi anımsayıp gülüyorum. Biliyorum, bundan yalnızca bikaç sene sonra "bundan üç yıl önce ben gözü açılmamış bir kız çocuğuydum" diyeceğim. 
Yolun neresindeyim bilmem. Ama yolun her zaman dümdüz olmadığını biliyorum. Bu yol engebeli ve birçok dönüş var. Hangisinden dönersem o yolun başında olacağım. 

Beğenebileceğiniz Diğer Yazılar

1 yorum

Yorumlarınız benim için çok değerli, şimdiden teşekkürler!