Denizsiz, kumsuz hatta güneşsiz tatil blogu


Merhabalaaar, ben geldiiim. Yine bir blog yazısı ile karşınızdayım.
 Anlatacak o kadaar çok şeyim var ki nereden başlasam bilemiyorum.
Öncelikle yaz tatilimi anlatmak istiyorum. Benim için bu yaz pek tatil kıvamında olmadı açıkçası. Sebebi babamın tayininin çıkması oldu. Babamın bir süredir görev yaptığı yerde görev süresi dolunca sahil kenarı bir yerlere yerleşme hayalleriyle tayin dilekçesine Antalya İzmir yazıp son tercihe de boş kalmasın diye Bolu yazdık ve Bolu'ya tayinimiz çıktı. Biz tabii ailece büyük bir şok geçirdik. Ben Adana'da aldım bu haberi. İlk önce inanamadım ama zamanla alıştırmaya çalıştım kendimi bu fikre. Birkaç gün sonra babam Adana'ya benim eğitim durumum için tayin yapmak istediğini söyledi. E bu benim için daha kötü olurdu açıkçası çünkü ben kendi ayaklarım üstünde durma -birazcık da özgür olma- olayını çok sevmiştim. Neyse ki o fikirden hemencik vazgeçtiler. Neyse, ben Temmuz'a kadar Adana'daydım sonrasında döndüm ailemin yanına. Bayramdı babaanne dede ziyaretiydi derken Bolu'ya geldik ev tuttuk sonra biz kardeşimle İstanbul'a gidip annemlerin eşyaları getirmesini bekledik. Yani sonuç olarak taşındık.
Bayağı uzun ayrıntılı bir konu çok fazla boğmak istemiyorum sizi.



 Taşınmak dışında bu yaz neler yaptım? Bu yaz daha doğrusu bu ay daha çok tarih kitapları okudum. Bunlar daha çok Türkiye ve Türk ırkının tarihi üzerineydi. Yine aynı konularda programlar, belgeseller izledim. Nedeni kendimi bu konuda yetersiz görüşümdü. Sonuçta mensubu olduğum, savunduğum ırkın geçmişini bilmemenin ayıp olduğunu düşünüyorum.
 Ayrıca sonunda A Gentlemens Dignity'î bitirip The Heirs'e başladım -cidden sonunda yani!- Dizi şu an harika gidiyor. Bir yandan da Hannibal 3. sezon devama ediyorum.
Ayrıca biraz rahatsızım son zamanlarda, hastane koridorları pek tatlı geliyor sanırım.
Öyle işte, evde öylece oturduğum için yapacak pek bir şeyim yok açıkçası. Kızlarla tatil dönüşü bir hafta Mersin kaçamağı planları falan yapıyoruz. Ama şimdilik sadece planlama aşamasındayız. Benim tatilim böyle sıradan, sıkıcı ve dinlendirici geçiyor. Bütün bir sene yine yerimde durmayacağım için pek şikayetçi değilim açıkçası bundan. Aşağıya tatilimden fotoğraflar koyacağım.
Ama öncesinde sizden bir konuda hassasiyet istiyorum. Bu yaz her güne şehit haberleriyle, gencecik askerlerimizin annelerinin feryatlarıyla uyanıyoruz. Hem de yok yere. Evet blogumun genel izleyici kitlesi bakımından belki elimizden gelen az şey var. Ama en azından şehit ailelerine elimizden geldiğince yardım edebiliriz. Şehit ailelerine bağış için TIKlarsanız sevinirim. (linki blogumun sağ üst köşesinde Atatürk resminin altında da bulabilirsiniz.)
Şimdiden teşekkürler ve herkese iyi tatiller dilerim.
(Bu arada son zamanlarda blogumla ilgili çok geri dönüş aldım. Çok mutlu oluyorum bana yazdığınızda. Lütfen yazmaya devam edin. Sizi çok seviyorum canım izleyicilerim :) )














Beğenebileceğiniz Diğer Yazılar

0 yorum

Yorumlarınız benim için çok değerli, şimdiden teşekkürler!