George Orwell - Hayvan Çiftliği Kitap Yorumu

by - Şubat 09, 2016


Sayfa Sayısı: 160
Yayınevi: Can Yayınları
Tür: Roman

Kitap Hakkında:

İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940'lardaki "reel sos­yalizm"in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. 

Hayvan Çiftliği'nin başkişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir. 

Altbaşlığı Bir Peri Masalı olan Hayvan Çiftliği, bir masal anlatımıyla yazılmıştır; ama küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değil, çarpıcı bir politik taşlamadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap Yorumu

Herkese yeniden merhaba, uzun zamandır kitap yorumu yazmadığımın farkındayım. Daha doğrusu bu ara blogda da pek yazı paylaşamıyorum. Bunun sebebi teknik bazı sebepler maalesef. (bilgisayarımda sorun yaşıyorum)
Gelelim kitaba. Kitabı aslında çoook uzun zamandır duyuyordum ve sürekli sosyal medyada da kitapla ilgili olumlu yorumlar görüyordum fakat almayı hep unutuyordum. Kitap fuarından alacaklarım arasındaydı aslında. Fakat kitap fuarından bir hafta kadar önce Kitapsan'da görünce dayanamayıp almıştım. Bundan önce George Orwell'in 1984 adlı romanını okumuştum ve çok beğenmiştim. Bu okuduğum ikinci kitabı. Kitabı çok beğendiğimi söylemeliyim. Siz de benim gibi politikayı seven biriyseniz hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Aslında konuya çok çok farklı bir şekilde yaklaşmış Orwell. Kitapta Stalin yönetimini eleştirdiğini okumuştum birkaç yerde. Fakat günümüz politikasını da eleştirdiğini söyleyebilirim. 
Kitapta hayvanların hepsinin politikada bir yeri vardı, bazıları politikacıydı. Çoğu zaman kitaptaki karakterlerin birer hayvan olduklarını unuttum açıkçası. 
Kitapta hayvanlar çiftlik sahibinin onlara karşı tavırlarına artık dayanamayıp isyan çıkartıyorlar. Ve olaylar buradan sonra başlıyor. Birbirlerine yoldaş diyorlar ve belli kurallar koyuyorlar kendilerini korumak için;

1. İki bacaklı canlılar bizim düşmanımızdır

2. Dört bacaklı canlılar dost ve müttefikimizdir.
3. Hayvanlar asla giyinmeyeceklerdir.
4. Hayvanlar asla yatakta yatmayacaklardır.
5. Hayvanlar asla içki içmeyeceklerdir.
6. Hayvanlar asla hayvanları öldürmeyeceklerdir.
7. Bütün hayvanlar eşittir.

Kitabın dili kesinlikle ağır değil, en politika bilgisi olmayan insan bile gayet güzel anlayabilir anlatılanı.
Sosyalizmle ilgili bir "peri masalı" olarak adlandırılan bu romanı ben açıkçası çok beğendim. Konusu, anlatılış biçimi, olay örgüsü, kitabın kapağı, karakterlerin hayvanlarla olan uyumu muhteşem. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. 

Kitaptan Alıntılar
  • Dünyaya geldikten sonra yaşamamıza yetecek kadar yiyecek verirler; ayakta kalanlarımızı canı çıkana kadar çalıştırırlar; işlerine yaramaz duruma geldiğimizde de korkunç bir acımasızlıkla boğazlarlar. İngiltere'de bir yaşına geldikten sonra, hiçbir hayvan mutluluk nedir bilmez, hiçbir hayvan dinlenip eğlenemez. İngiltere'de hiçbir hayvan özgür değildir. Hayatımız sefillikten, kölelikten başka nedir ki! İşte tüm çıplaklığıyla gerçek budur. (sf.22)
  • İnsan'a karşı savaşırken sonunda ona benzememeliyiz. Onu alt ettiğiniz zaman bile, onun kötü alışkanlıklarını benimsemeye kalkmayın. Hiçbir hayvan asla bir evde yaşamamalı, yatakta yatmamalı, giysi giymemeli, içki ve sigara içmemeli, paraya el sürmemeli, ticaretle uğraşmamalı. İnsan'ın bütün alışkanlıkları kötüdür. Ve en önemlisi, hiçbir hayvan kendi türünden olanlara zorbalık etmemeli. Güçlüsü güçsüzü, akıllısı akılsızı, hepimiz kardeşiz. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmemeli. Bütün hayvanlar eşittir.(sf.25)
  • Gençleri eğitmenin, yetişkinler için yapılabilecek herhangi bir şeyden çok daha önemli olduğu kanısındaydı. (sf.50)
  • Hangisinin daha korkunç olduğunu kestiremiyorlardı: Snowball'la birlik olan hayvanların ihaneti mi, yoksa az önce tanık oldukları acımasız misillemeler mi? (sf.102)
  • Düşüncelerini dile getirebilse, yıllar önce insan soyunu alaşağı etmek üzere yola çıktıklarında, hedeflerinin asla bu olmadığını söyleyecekti. Koca Reis'in ilk Ayaklanma çağrısını yaptığı o gece düşledikleri, bu şiddet ve kıyım olabilir miydi? (sf.103)
  • O günden sonra İngiltere'nin Hayvanları şarkısı bir daha hiç duyulmadı. (sf.107)
  • Ama gene de, öyle günler oluyordu ki, daha az rakam dinleyip daha çok yemek yiyeceğimiz günleri ne zaman göreceğiz, diye düşünmeden edemiyorlardı. (sf.109)
  • Bu dünyada açlık ve yokluk içinde yaşıyorlardı; başka bir yerlede daha iyi bir dünyanın bulunmasından daha doğru, daha anlaşılır ne olabilirdi? (sf.132)
  • Bazen, taş ocağına çıkılan yamaçta, iri bir kaya parçasının altında kasları titrediğinde, onu ayakta tutan tek şey kararlılığı oluyordu.(sf.133)
  • Sonunda, Clover, "Gözlerim artık iyi görmüyor," dedi. "Gerçi gençken de doğru dürüst okuyamazdım ya. Ama bana öyle geliyor ki, yazılarda bir değişiklik var. Yedi Emir eskisi gibi duruyor mu, Benjamin?"(sf.146)
  • BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR
    AMA BAZI HAYVANLAR
    ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR (sf.147)
  • İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor, ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı. (sf.158)

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın :)

Beğenebileceğiniz diğer yazılar

0 yorum

Yorumlarınız benim için çok değerli, şimdiden teşekkürler!